Bir Sol Bek Portresi: Hrvoje Cale

Posted on 09. Şub, 2010 in: Serbest Köşe

Hrvoje Cale

Sadri Şener’in, başkanlığa seçildikten sonra ilk transfer dönemi… Ortada bir sürü isim var, ama Ceyhun Gülselam dışında resmileşmiş bir transfer yok. Bir anda haber düşüyor internet sitelerine; ‘Cale Trabzonspor’da!’. Avrupa futbolunu takip edenlerin bile tanıyamadığı bir isim transfer ediliyor; ismi geçen onca futbolcuya inat. Taraftar şaşkın, Cale tam bir kapalı kutu çünkü… Ama Mustafa Keçeli ve Celalettin gibi iki oyuncudan sonra pek şikayet etmiyorlar. Genel kanı, sol bek için iyi transfer olduğu yönünde…

Ersun Yanal, Lemi Çelik ve Sadri Şener’in üçü de canlı izleyip beğeniyor bu oyuncuyu… Ve başkan bizzat gidip Trabzonspor’a kazandırıyor Cale’yi. 2.2 milyon euro bonservis bedeli ödeniyor. İddialara göre Hırvat basınında, ‘üstüne para verip de mi aldılar’ şeklinde haberler çıkıyor. Taraftarın morali hemen bozuluyor tabii, ama çok geçmeden gerçek olmadığı anlaşılıyor haberlerin… Hırvat futbolseverler, Cale’yi şöyle tanımlıyor; “Defansif yönü mükemmel, kendini sürekli geliştiriyor, karakter olarak da çok iyi biri…”

Hrvoje Cale İdman

İşte, bütün Trabzonspor taraftarları gibi ben de Cale’yi ilk böyle tanıdım. Yani şu anki gibi özel bir hayranlığım yoktu ona karşı. Şimdi ise arkadaşlarımın beni ‘Cale’ diye çağıracak kadar Cale hayranı olmamın birkaç sebebi var. Ama ondan önce kısaca bir kariyer verilerine göz atalım Hırvat sol bekin. Zaten henüz 24 yaşında, istesek de istemesek de kısa olacak…

4 Mart 1985’te, Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’te dünyaya geldi Hrvoje Cale… 1994 yılında, henüz 9 yaşındayken ülkenin en büyük takımlarından Dinamo Zagreb’in altyapısına girdi. 2003 yılında profesyonel oldu. 6 aylığına kiralık oynadığı  Inter Zaprešić’i saymazsak, Trabzonspor’a transfer olduğu 2008 yılına kadar Dinamo Zagreb’te oynadı. Burada 3 lig, 2 kupa şampiyonluğu yaşadı. 2008-2009 sezonunda ise ilk yurtdışı deneyimini yaşayacağı Trabzonspor’a transfer oldu.

H. Cale

“Küçük yaşta Zagreb’in antremanlarını izlemeye giderdik. Antremanları izlerken kendi kendime ben de sahada olabilirim diye düşünmeye başladım. Mahalledeki 20 arkadaşımla birlikte Zagreb’in açtığı seçmelere katılmaya karar verdik. Diğer 20 arkadaşım arasından sadece ben seçildim. Antrenör beni yanına çağırarak iyi olduğumu, kalabileceğimi söyledi. Böylelikle 9 yaşında futbol hayatım Dinamo Zagreb gibi bir takımda başladı. Stoper, libero, ön libero, sağ ve sol bek mevkiilerinde görev aldım. 13 yaşımda ise altyapı hocalarımdan bir tanesi bana hızımın ve ileri gidip gelebilme yeteneğimin olduğunu ve bu nedenle sol kanatta başarıyla oynayabileceğimi söyledi. Ben de o günden beri orada kaldım.” Futbola başlama hikayesini böyle anlatıyor Hrvoje, Trabzonspor Dergisi’ne verdiği röportajda.

Dediğim gibi, ilk başta soru işaretiydi herkes için. İlk maçlarda ise bu soru işareti yerini büyük bir memnuniyete bıraktı. Sağlam oynayan, ilk müdaheleleri her zaman yerinde olan ve bu müdahelelerle rakip takımın atağını başlamadan kesen, pas isabet yüzdesi yüksek bir profil çizmişti taraftarların gözünde. Taktik gereği önünde bir sol açığın olmaması, gerektiği gibi atağa çıkmasına engel oldu. Halen daha atağa çıkmıyor diye eleştiriliyor Trabzonspor’a gönül verenlerce. Kendisi ise, iyi savunma yaptıktan sonra elinden geldiğince hücuma destek vermesi gerektiğini söyleyerek, öncelikli görevinin savunma olduğunu hatırlatıyor adeta.

Hrvoje Cale Trabzonspor

İlk devrenin sonlarına doğru performansı düşüşe geçti Cale’nin. Buna, alternatifsiz olması ve sürekli ilk 11’de oynaması sebep olarak gösterilebilir. Zaten, kart cezalısı olduğu 2 maç dışında tüm maçlarda oynadı ve takımdaki ilk sezonunda en çok forma giyen isim oldu.

Trabzonspor’da gösterdiği performans, Hırvatistan teknik direktörü Slaven Bilic’in dikkatini çekti. Daha önce çağırıldığı halde, sakat olduğu için giyemediği milli formayı, Şubat 2009’da Romanya karşısında giydi.

Yeni sezona, Ferhat Öztorun gibi ciddi bir mevkiidaşının transferiyle, rekabetle başladı Cale. Yeni teknik direktör Hugo Broos, ilk başlarda Cale’ye şans verse de, devrenin ortalarına doğru Ferhat’ı oynattı. Cale, yedek kalma sürecini çabuk atlattı ve tekrar formayı kaptı. Daha sonra Şenol Güneş geldi takımın başına ama Cale’nin yeri değişmedi. Devre arasında Schalke 04 teknik direktörü Felix Magath onu transfer etmek istedi ama Trabzonspor yönetimi satmaya yanaşmadı.

Trabzonspor kariyerinde şu ana kadar iki gol attı Cale; biri geçtiğimiz sezon Hacettepe ile oynanan lig maçında, diğeri ise bu sezon İBB ile oynanan kupa maçında. Özellikle İBB’ye attığı gol, yarı final kapısını aralamış durumda Trabzonspor için. Takım arkadaşları arasında ise espri kaynağı olmuş bu gol. Onlara göre Cale’nin gol atması, dünyanın sonunun geldiğinin göstergesi. O ise arkadaşlarının bu takılmalarını şaşkınlıkla ve tebessümle karşılıyor.

Cale

Eleştirilerden çabuk etkilenen, duygusal bir yapısı var Cale’nin. Ayrıca uykucu ve PS oynamayı çok seviyor. Bu bilgileri de takım tercümanı Halil Yazıcıoğlu’ndan alıyoruz. Zaten benim gibi sol ayaklı olması ve sol bek mevkiinde oynaması sempatimi kazanması için yeterliyken üstte yazdığım özellikleri ile adeta beni anlatıyor.

Şaka bir yana, bana göre Trabzonspor’da Abdullah Ercan’dan sonra gelen en iyi sol bek. Her ne kadar satılması taraftarı olmasam da, ileride takımına büyük paralar kazandırabilir, taraftarın ona taktığı lakapla; ‘Dvorac’* Cale…

*Dvorac: Kale

Malachy

3 Yorum

  • faik çelikoğlu (genc-yorum.com) on Salı, 9th Şubat 2010 at 01:54

    bir futbolcu ancak bu kadar güzel anlatılablrdi…

    insan yürekten sevince demek ki yazısına da yansıyor…

    cale yi ben de beğenenlerdenim. hucüma katılmaması konusunda hak veriyorum kendisine. geçen sezon nerdeyse bütün maçlarda önünde colman oynadı. colman orta sahanın ortasına gelmeyi seven bir oyuncu olduğu için tüm sol kanat cale ye kaldı malesef..

    bu sezon morali satılma olaylarından dolayı bozuk olsa da önünde gabriç, engin veya alanzinho oynadığı için daha rahat ve verimli cale…

    benim görüşüm de böyle…

    tekrar bu güzel yazı için tebrkler cale :)

  • Malachy on Çarşamba, 10th Şubat 2010 at 18:32

    Müthişti bugün.. Yazıyı mı okudu naptı?.. :D

  • anybody on Cuma, 14th Mayıs 2010 at 11:00

    Evet kesinlikle satilmamali. Trabzonsporda defansiv anlamda kim daha iyi? Adam bütün toplari kesiyor. Ferhatin oynadigi maclara bakin lütfen, ayakta duramiyor. i$te türk futbolunda 3 atip 4 yersen süpersin.



Yorum Ekle