Bulgaristan’ın Gözbebeği: Hristo Stoichkov

Posted on 11. Oca, 2010 in: Genel

Hristo Stoichkov

Hristo Stoichkov Bulgaristan tarihinin tartışılmaz en büyük futbolcusudur. Onu herkes efsane haline geldiği Avrupa’ya kendini tanıttığı Barcalona’dan hatırlar. Gerek sol tarafta gerek forvette bazen ortada oynuyordu. Muhteşem sol ayağıyla attığı goller özellikle aşırtmaları ve frikikleri hala herkesin hafızasındadır. Tabi birde söylediği sözler ve saha içindeki davranışlarıda hafızalardadır.

Hristo 1966 Bulgaristan Plovdiv doğumludur. Babasının kaleci olmasından mıdır nedir futbola çok meraklıdır küçük yaşlarda. Babası Maritsa o dönemlerde Plovdiv takımında yer alıyordu. İlk olarak kalecilik yapan babasının kalenin arkasına giden topları toplayarak işe başladı küçük Hristo. 10 yaşına geldiğinde yetenekleri ni çok iyi geliştiren Stoichkov takımı için oynamaya başladı. 18 yaşındayken Hebros Harmanli takımına geçti 2 yıl içinde yavaş yavaş parlamaya başladı.

Hristo Stoichikov Bulgaristan

Stoichkov’un dehası kısa sürede anlaşılınca CSKA Sofia’ya transfer oldu. Yeteneklerinden çok agresifliğide ortaya çıkmaya başlamıştı artık. O dönem milli takım ve CSKA’nın takım kaptanı Hristo’ya sen kimsin ? dediğinde asıl sen kimsin ? diyerek cevap vermiştir ve haliyle kavga çıkmıştır. Bunun üzerine sürekli yedek bırakılan Stoichkov hocasına oynatmayacaksan beni niye aldın demiştir.

Daha sonra CSKA’nın 3-1 kaybettiği memleketinin takımı Plovdiv’e karşı ilk kez forma giymiştir. 1985 te oynanan lig kupası finalinde öyle bir kavga çıkmıştırki Stoichkov ömür boyu futboldan men cezası alır. Sonra bu ceza 10 aya düşürülür.

Cezası bitince tekrar yıldızı parlamaya devam eder Stoichkov’un. 1986 yılında CSKA ve milli takımın yıldızı haline gelir. 89-90 yılında 23 golle Gol Kralı olur ve Bulgaristan adına da attığı toplam gol olan 38 golle Altın ayakkabı ödülünün sahibi olur. Bu başarısıyla ünü ülke dışına çıkar ve Avrupa’nın büyük takımlarının dikkatlerini üzerine çevirir.

110167

Aynı sene CSKA’yı Kupa Galipleri Kupasında yarı finale deyim yerindeyse tek başına çıkarır. Yarı finalde rakip Barcelona’dır. CSKA yarı finalde Barcelona’ya elenir fakat Stoichkov 2 maçta attığı 3 golle performansı başarılı bulunur ve Barcelona Teknik Direktörü Johan Cruyff’un dikkatini çeker. Artık CSKA’da miyadı dolmuştur. 6 yıl oyanayıp 3 şampiyonluk ve 1 lig kupası kaldıran Stoichkov 4,5 milyon dolarlık bonservis bedeliyle Barca’ya transfer olur.

O dönemde Barcelona’ya rüya takım denirdi. Kadroda Zubizeretta, Koeman, Laudrup, Bakero, Guardiola, Nadal gibi yıldızlar vardı. Daha sonra Barca’da efsaneleştiği 8 numaralı formayı alır ve ilk maçına Espnayol karşısında çıkar. Takımı tek golle galip gelirken golüde o atmıştır. Nou Camp tribünleri o günkü futboluyla Stoichkov’un ismini adeta ezberlemiştir.

Barcelona

Müthiş driblingleri, aşırtma golleri gerekse frikileriyle herkesi büyülüyordu. Agresiflikleri bitmiş değildi elbette. İlk icraatını hakem Orisar Aspitarte’yi tekmeyelerek (bazı kesimlerde tükürdüğüde söylenir) yapmıştır. Bu olayla birlikte bir süre ceza alır. Cezası bittikten sonra gollerine kaldığı yerden devam eder. 2 maçta 1 gol ortalması tutturan Hristo 92 yılında PSG’den gelen astronomik teklifi geri çevirir.

94 yılında Amerika’da düzenlenen Dünya Kupasında Bulgaristan’ın Balakov, Letchkov, Kostadinov lu kadrosu Almanya’yı yenmesi çok konuşuldu. Stoichkov’da attığı frikik golüyle Dünya Kupasına renk getirmişti. Bulgaristan’ın kupa’da 4. olması ve Stoichkov oynadığı ve attığı gollerle turnuvada Gol Kralı olarak kalitesini iyice perçinlemiştir. Aynı yıl ezici bir üstünlükte France Football dergisinin verdiği Altın Top ödülünüde evine götürmüştür. Bulgaristan’da yılın futbolcusu seçilmiştir.

Hristo Stoichkov Serbest Vuruş

Gol Olur….


Stoichkov o dönem kendine ve futboluna güvenerek “İki İsa var; biri şuan Barcelona’da oynuyor, diğeri cennette.”demiştir.

Stoichkov 5 yıllık Barca kariyerine ard arda 4 lig şampiyonluğu, 4 İspanya Süper Kupası, Avrupa Kupası, Avrupa Yılın Futbolcusu,2 Katolonya Kupası sığdırırken Stoichkov Hollandalı teknik adamla ilişkileri inişli çıkışlıydı. Her ikisi de asabiydi ve dönem dönem ciddi gerginlikler yaşadılar. Belki de Stoichkov’un 1995’te Barcelona’dan ayrılarak Serie A takımlarından Parma’ya 7 milyonluk bonservisle gitmesine sebep olan buydu.

Hristo Stoichkov Barça

Parma’ya gittikten sonra açıklamasında“Cruyff belki de dünyanın en iyi teknik direktörü ama ben hayatım boyunca hiç onun kadar zor karakterli biriyle çalışmadım” demiştir.

Gidişi onun için hiç te hayırlı olmamıştır. Çok kötü bir yıl geçirerek sezonu 5 golle kapamıştı. Bir sezon sonra İsmini tüm dünyaya ezberlettiği Barcelona’yla 3.3 milyon dolar’a tekrar buluştu. Bu Buluşma Barca’ya İspanya Lig Şampiyonluğu, Kupa Galipleri Kupası, 2 İspanya Kupası, İspanya Süper Kupası, Avrupa Süper Kupası olarak geri döndü. Açıklamalarıyla manşetleri süslemeye devam eden Stoichkov “Hakemlere karşı bir tavrım yok. Düğünümde şahidim bir hakemdi. Sadece biri bana hatalı olduğumu söylediğinde buna katlanamıyorum demiştir. Daha sonra bir açıklamasında da “Madrid’den hep nefret ettim. Burunlarının havada oluşu beni hasta ederdi ” diyerek gündeme oturmuştur.

SOCCER-CHAMPIONS/

Cruyff’un gençleştirme operasyonuna gitmesi Stoichkov’a hiç yaramadı. Barca kariyerine bir dünya gol sıkıştıran Hristo kadroda çok fazla yer bulamadığı için Barcelona yaşantısına bu sefer kesin olarak son verdi ve CSKA’ya geri döndü. 4 maç oynamayı başardı ve 1 gol attı. Bunun ardından aynı yılın ikinci yarısında Suudi Arabistan’ın Al Nasr takımına gitmeyi seçti. Seçti ama kariyeri müthiş derecede düşüşe geçen Stoichkov 2 maçta 1 gol attı ve koca seneyi 6 maç 2 golle kapatmış oldu. Bir heyecan daha arayan Hristo Japonya’ya Kashiwa Reysol takımına geçti. 12 golle katkı yaptığı Japonya macerasına Amerika’ya Chicago Fire takımına giderek nokta koydu. Amerika’da tatil yapan Stoichkov 51 maç oynadı ve 17 gol attı. Kariyeri dağılmıştı artık. Sonra DC United takımına gitti ve tatilini orada 1 yıl daha sürdürdü. 5 gol atan Stoichkov futbol yaşantısına son verdi.

Aktif futbol yaşamına nokta koyduktan sonra teknik direktörlüğü seçti. Yeni kariyerine Bulgaristan milli takımıyla başlayan Stoivchkov 3 yıl görev yaparken başarılı olamayarak istifa etti. Sonra Celta Vigo’dan teklif aldı ve İspanya’nın yolunu tuttu. 1 yılda burada geçirdikten sonra kısa bir süre kariyerine ara verip takım çalıştırmadı. Maceralı hayatına Teknik Direktör olarak da devam eden Stoichkov Güney Afrika’nın Mamelodi Sundows takımına gitti ve hala bu takımın başında görev yapıyor.

Hristo-Stoichkov

Stoichkov’un kariyerinin sonlarındaki düşüşü hiç kaale almam. Bunu birçok futbolcu yapıyor zaten. Ben onu Barca’da tanıdım orda bitirdim. Barcelona taraftarı onu o kadar çok sevmiş ki harika driblingleri ve sürati,beklenmedik şutları,”raket gibi” sol ayağıyla kullandığı frikikler ve o müthiş kazanma hırsını unutamamış ki Nou Camp stadı dışındaki Barcelona müzesinde Johann Cruyff ile birlikte kendisine ayrı bir stand açılıp hem ödülleri sergileniyor hem de 8 nolu imzalı forması satılan yegane futbolcudur.

Bir başka efsaneyle görüşmek üzere.

Gökhan KAN

3 Yorum

  • Blanco G. (dribling.net) on Salı, 12th Ocak 2010 at 00:25

    Türk futboluna da etki eden bir isimdir.. Zira hem mevki olarak aşağı yukarı aynı yerde olmaları hem de kişisel olarak anlaşamamaları nedeni ile Gheorghe hagi Barcelona’dan ayrıldı.. Zira taraftar Stoichkov’un tarafındaydı.. Sayesinde biz de Hagi’yi izleme şansı bulduk, ilk olarak kaleci Nihat’ı avladığı frikik ile :)

  • ömer hakkı şafak on Salı, 12th Ocak 2010 at 01:45

    Muheşem bir yazı. Sol ayağına hakimdi. Hele bir aşırtması vardı harikaydı.

  • Garrincha (dribling.net) on Salı, 12th Ocak 2010 at 11:22

    Çok doyurucu ve akıcı bir yazı olmuş Gökhan. Bir başka dikkatimi çeken nokta kramponları oldu. Zamanında ne kramponlar varmış. Şimdi alttan ısıtmalı, yok elyaflı vs. Böyle kramponlarla oynasalar neler yaparlardı acaba. :)



Yorum Ekle