Eğer Top İle Ne Yapacağımızı Bilemezsek Onu Doğrudan Zidane’a Veririz. O Nasıl Olsa Bir Şeyler Bulur…

Arkadaşı Lizarazu böyle anlatıyordu onu. Fransa’da, aslen Fransız olmayan biri olarak 1–0 mağlup başladığı futbol hayatını, güzel futbol ve gollerle süsleyerek Real Madrid’de noktalarken tüm futbol otoriteleri üç aşağı beş yukarı aynı fikirdeydi: “Maradona’dan sonra böylesi gelmemişti”.
Başarılarını, kazandığı kupaları ve ödülleri yazarak zaman kaybetmeye niyetim yok. Sadece içimden geçenleri paylaşmak, yüzünüze bir tebessüm dalgası bırakmak istiyorum.
Milli takıma veda ettikten sonra geri vites yapan Zinedine öylesine mutlu etti ki Fransızları, resmi maçlarda bile artık tribünleri doldurmayan Fransızlar Zidane’ın sahalara döndüğü ve Fildişi Sahilleri ile oynanan hazırlık maçında tribünleri tıklım tıklım doldurdular. Zira onlar da biliyorlardı ki artık kolay kolay hiç kimse Bordeaux gibi bir takımı Inter Toto’dan alıp Uefa’da final oynatamayacak!
Fransa’da başlayan ve Juve’de devam eden kariyeri 1. Galacticos Operasyonu’nun mimarı Florentino Perez’in bir peçeteye yazıp garson ile Zidane’a gönderdiği gün son bulmak üzere Real Madrid’e doğru kayıyordu. “Real Madrid için oynamak ister misin?” Zinedine “evet” yazarak peçeteyi geri yolladı ve La Liga’yı da güzel futboluyla onurlandırarak geldi geçti aramızdan. Perez’in bu transfere ödediği para şimdilerde C.Ronaldo’ya ödediği paralar gibi çok eleştirilse de kazanılan Şampiyonlar Ligi finali sonrası Başkan’ın dudaklarından şu sözler çıktı: “Zinedine’in transferinden tek kuruş zarar etmedim” Perez daha sonra C.Ronaldo’ya ödediği paranın acısıyla “Zidane’ı ucuza kapatmışız” diyerek espri anlayışını da gözler önüne sermişti.
Topla beraber giderken o kadar yetenekli ve o kadar durdurulamaz bir futbolcuydu ki, İtalyan Materazzi onu tahrik ederek, Alman Kientz ise tekmelerle (2000 yılında Hamburg’da oynarken) durdurmaya çalıştılar. İkisinin de makûs talihi Zidane’dan kafa yemek olsa da Materazzi burnu kırılan Kientz’e göre daha şanslıydı. Özellikle Materazzi’ye yaptığı hareket çok tartışıldı zira Zidane atıldı, Fransa kupayı kaybetti. Belki Zidane kalsa da kupayı kaybedeceklerdi ya da kazanacaklardı, kimbilir? Ancak artık Materazzi şunu biliyor ki, ağzından çıkan her sözün bir bedeli olabilir.
Zidane o gün bugündür kırmızı kart cezalısı… Tamam, Messi beş kişinin arasına girip çıkıyor, Ronaldo topu önüne kattı mı yakalayabilene madalya veriliyor ama artık kimse Kasparov’un satranç tahtasında yaptığına benzer hamleleri yeşil sahalarda yapmıyor be Zizou…
-devam edecek
Blanco G.

Aklıma Hıncal Uluç’un zidane benim gelmiş geçmiş en iyi 100 oyuncu listeme giremez demeci geldi:)
Onun listede Sabri 3. sıradaymış
Onu canlı gözlerle izleyebilen birisi olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Garrinchaları, Peleleri, Maradonaları, Cantonaları, Cruyffları izleyemedik belki ama çocuklarımıza anlatabileceğimiz büyük bir oyuncuyu izledik.
Büyük ve onurlu adam Zizou’ya saygılar..
Jübilesini dünya kupasıyla yapabilseydi,tam ona yakışan bir son olucaktı ama o Materazzi varya..
Zidane ders olarak okutulması gereken bir oyuncu… Barcelona da görmek isterdik..
Zizou’yu izleyemeyecek olanlar çok şey kaçırmış olacaklardır. -Bunu yazarken Ş.l finalinde B.Leverkusen’e attığı müthiş gol geldi-