Gelecek düğümlü günler!

Aslında çok şey beklemiyordum bu maçtan..Ama milli arada en azından kendini bulmuş,Artık ligin ilk yarısının yarısına gelinmiş haldeyken takımın oturmasını ve Broos’un kafasında bir şablonu oturtmasını isterdim yani..
Kalede mecburen formsuz Slyva’yla başladı Trabzonspor hadi bunu anlarımda,O defans kurgusu neydi öyle..Bireysel olarak Giray-Egemen çabaladılar ama işe bekler girince her ofsayt çizgisine çekildiklerinde rakip forvetlere pozisyon idmanı yaptırdılar resmen..Geçen sene mükemmel şekilde gerçekleşen kademe anlayışından eser yok..Cale kendi pozisyonunda,Keita formsuz olduğu halde vasatı aşamayan bir görüntü çizdi..Tayfunsa Trabzon’da yediği onca küfüre rağmen kendisinden bu kadarını bile beklemediğim için gözüme hoş geldi..He artık alışık olduğumuz hatalarına değinmek bile istemiyorum,O ayrı türkü..
Ama bu Trabzonspor’un bek sıkıntısını unutturamaz..Her zaman diyorum gene diyelim..Futbolda eğer kontollü bir şekilde sonuca gitmek istiyorsanız bekleriniz kesinlikle sonuca etki edicek tipte,önündeki arkadaşlarına yardım edicek biçimde olmalı..Topu alıp verirken,zaten dar olan alanı sıkıştırmamalı açmalı,Gerektimi yaratıcı olmalı..Ne Cale nede Tayfun Trabzonspor’un şu şablonunda oynayacak bekler değil..He el mahkum o ayrı konu..
Ortasahada önlibero’da Ceyhun gayet güzeldi..Oyunu resmen o başlattı,organizasyonları o kurdu.Colman’sa Colmandante lakabını hakettiği şekilde takımın kaptanı gibi oynadı,Takımda herkes daraldığı gibi onu aradı..Eğer arkasında Selçuk ve Ceyhun oynarsa çok daha verimli olur diye düşünüyorum..Engin ve Serkan’a gelirsek beklerinde etkisiyle çok yalnız kaldılar,Engin özellikle çalıma girip girip top kaptırmasına alıştırdı bizi..Oh memleket ne ala..He bu arada;Yahu Gabriç oynadımı?
Forvet..Ne kadar özel bir kelimedir dimi aslında futbol tutkunları için..Çünkü o mükemmel duyguyu size genelde onlar yaşatır..Gooool diye bağırır,sonra atanı tebrik edersiniz içinizden..Takımın en önemli bölgesidir..
Umut bulut..Sayesinde özel sebeplerimden dolayı bende anlamını yitirmeye yüz tutan ismi,onunda katkılarıyla benim için yabancı bir kelime olmaya doğru yüz tutuyor..Sahaya tek forvet olarak çıkmışsın,Yapman gereken pres,ve ortasahaların vereceği arapaslarla defansın arkasına sarkmak..Yapmıyor arkadaş,nedenini bilmiyorum..Senin işin o zaten,sen defansın dengesini bozucaksın ki kanatlarındaki hızlı ve teknik adamlar içeri katedip pozisyon bulabilsin..Bunun için gerekli fiziğe sahip,hıza sahip..Aklada sahip ama maç içinde yitirdi bunları..Yoksa en iyi yaptığı iştir bu..80 dakikada bir kere bu pozisyon için hazır olamadı arkadaki arkadaşları için..Yerini bıraktığı Gökhan ise 10 dakikada bunu gerçekleştirdi..Umut’un o pozisyondan en az 5 tane yaratması gerekirdi..Olmadı..
Neyse sözün özü Trabzonspor şanssızdıda bugün..Serkan’ın topu çekmesi gereken yerde aşırtması,Tayfun’un son dakikadaki plasesi direğin dibinden dışarı çıkması..Evet 3′te gol atılmıştı ama nerde futbol..
Takımın en beğendiğim özelliği hırsı oldu..Zaten 2. golde o şekilde geldi..Hep bir savaş verdiler..Emekleri için hepsine çok teşekkür ediyorum ama daha fazlasını bekliyoruz çocuklar..
Asıl önemli konuya gelince..Eğer bir klüp başarıya ulaşmak istiyorsa futbolcuları yetenekli olmalı dimi..Bunu zaten topu ilk gören insanda söyler diyorsunuz,ama yetenekle beraber olması gereken şey ZEKA’dır.İşte biz bunu atlıyoruz..Bizim topçularımızın maalesef yarısında aklını ayağına yansıtma yeteneği yok..Bir yaratıcılık yok..Alex klasik bir pas vermek yerine etrafında dönünce sonuca etki edebiliyor,Ronaldindo sağa bakıp sola pas atınca sonuş değişebiliyor..Sonuca etki eden hareketler bunlar.Bu şekile başarılı oluyorlar..Zidane ayakları ile oynamıyordu,ondan Zidane oldu..Diyorlar ya neyi eksik bizim topçularımızın..İşte bu..Aklıyla oynamıyorlar oyunu,sadece ayaklarıyla..Sonuca etki edecek Serkan topu aşırtmayıp,daha kolayı olan çalımı denese Trabzonspor 2-3 öne geçeçekti.
Saygılarımla..
thebiglebowski

Onur varken Sylva’nun mecburi olduğuna katılmıyorum. Ama zeka konusundaki tespitin altına imzamı atarım.
Bu kadar adamın içerisinde,bu kadar çok şekil alcak bir kadro varken,korka korka sahaya çıkan Broos’tan,Genç ve tecrübesiz Onur’u sahaya sürmesini beklemek hayal olduğu için mecburi yazdım..
Yoksa Onur kalede 2′sindende daha çok güven veriyor..
Futbol bazen kumar gibidir. Büyük oynamaya gerek yoktur. Blöf yapmak bile bazen takımı çok fazla etkiler.
Düğümlü günlere girecekmiyiz yoksa teğet mi geçeriz bilmiyorum ama devre arasına kadar bir şekilde tüm maçları kazanmamız gerekiyor. Yoksa sonumuz, son değil.