Hırvatistan’ın Yüzakı: Davor Šuker

Posted on 25. Oca, 2010 in: Futbolun İlahları

Davor Šuker

Çocukluğumun unutulmaz forvetlerinden biridir o. Futbol tarihinin en iyi sol ayaklarından biri, Arsenal-Sunderland maçında attığı nefis aşırtma golünü unutamadığımız, topa vuracakmış gibi yapıp adamı terse yatıran sonra sakin sakin golünü atan adam, Euro 96’da Almanya kalecisi Andreas Köpke’yi hallaç pamuğu gibi kenara atıp topu boş kaleye yuvarlayan adam, aynı turnuvada kaleci Peter Schmeichel’ın üstünden aşırtan ve turnuvanın en güzel golünün sahibi olup da gönlümüzü fetheden o isim Davor Suker.

WORLD CUP DEU HRV SOC

Kaleye dikine gidebilen, anlık dönüşleri, son vuruşlardaki ustalığı ile çoğu kez kalecileri çaresiz bırakan Suker futbol için ‘sadece hobim’ diyordu. Ve bilirsiniz ki insanlar hobilerini severek yaparlar. Suker de böyleydi. O futbola âşıktı, bizse sol ayağına.

1968 yılının ilk gününde Hırvatistan’ın Osijek kentinde dünyaya gelen Suker,  çocukken bile sol ayağını herkesin gözüne sokuyordu. Profesyonel futbol hayatına doğduğu yerin takımı olan NK Osijek takımında başladı. Beş yılını bu kulüpte geçirdi. Dinamo Zagreb scoutlarının onu fark etmesi fazla uzun sürmedi ve hemen renklerine bağladı.

Davor Šuker Real Madrid

Yugoslavya dağılmadan önce Yugoslav genç milli takımı ile 1987 yılında Şili’de düzenlenen Dünya gençler şampiyonasında Prosinecki, Boban, Mijatovic, Jarni gibi sonraların yıldız isimleri ile birlikte gol rekoru kırarak şampiyonluğa ulaşan Yugoslav takımının 6 gol ile en golcü ikinci oyuncusu olarak dikkatleri çekmeyi başaran Suker, bir yıl sonra Seul olimpiyatlarında olimpik takımla da aynı performansı devam ettirirken en değerli oyuncu seçiliyordu. 1990 yılında bu kez U21 Avrupa şampiyonasında Yugoslavlar finalde Sovyetlere kaybederken altın ayakkabı yine Suker’in oluyordu. 3 yıl içinde 3 büyük organizasyonda gol konusunda yeteneklerini gösteren Suker  Dünya kupasına seçilerek A takım düzeyinde ilk fırsat tanınıyordu. O dönem Katanec, Susiç, Jozic gibi lejyonerler ve Kızılyıldız efsanesinin temel taşları Savicevic, Pancev gibi isimlerin olduğu kadroda oynama şansı bulamasa da seçilmek yeterliydi.

Zagreb’de oynadığı iki sezonda 60 maçta 34 gol kaydetti. Bu aynı zamanda yabancı kulüplerin de dikkatlerini üzerine çektiği dönemdi. Suker’in kendi değimi ile Zagreb yılları geçiş yılları idi. Çünkü esas futbolu La Liga’da öğrendi Suker. Zagreb’teki performansını Sevilla onunla sözleşme yaparak ödüllendirdi.

Davor Šuker Sevilla

Sevilla forması ile ilk maçını Espanyol’a karşı oynadı. İlk sezonunda La Liga’da vasat bir görüntü çizdi 6 golle sezonu kapadı. 1992 yılında Maradona’nın Sevilla’ya gelmesi en çok ona yaradı. Maradona ile forma giydiği sezon  13 gol attı. Maradona Sevilla’dan ayrıldıktan sonra sazı eline aldı ve 24 gol atıp gol krallığında Romario’nun ardından ikinci oldu. Fakat La Liga’da bir Barcelona gerçeği vardı o yıllar. Barcelona Stoichkov, Koeman, Laudrup gibi isimlerle her kupaya ve şampiyonluğa damga vuruyordu. Haliyle Suker’in emekleri daha az dikkat çekiyordu. Sevilla’da beş sezon kaldı ve filelere 76 gol bıraktı.

Suker Atletico Madrid ve Real Madrid’in dikkatini çekmişti. Real Madrid yeni bir takım olma yolunda forvet için onu seçmişti. O dönem vatandaşı ‘’eski Yugoslav’’ Mijatovic’i de kadrosuna katmıştı eflatun beyazlılar. En iyi dönemini  de Real Madrid’de geçirdiği ilk sezonunda yaşadı; 38 maç 24 gol. Bu iki “eski Yugoslav” Real’in 3 sezonuna damga vurdular. Suker 3 yıl boyunca oynadığı Real’de 38 gol attı. 3 kez hat-trick yaptığı bir sezonda La Liga ve sonraki yıl Şampiyonlar Ligi Kupasını kaldırdı.

Suker - Real Madrid

Suker Real kariyerini şöyle açıklamıştı bir yerde. “Kariyerimin en iyi günleri Madrid’te geçti. En güzel şehir, en iyi takım, en büyük başarılar…”

Suker deyince akla ilk olarak iTeka reklâmlı forma değil, kırmızı beyaz damalı forma gelmiştir. Sebebi ise 98 dünya kupasıdır elbette. Kariyerinin en parlak noktası Fransa’da düzenlenen 1998 Dünya Kupası’dır. Dünya Kupası macerasında çok genç olan ülkesi için her şeyini verdi. Grupta her maçta bir gol atarak takımı Hırvatistan’ı yukarıya taşıdı. Çeyrek finalde rakip Almanya idi. Kimse Hırvatlara Panzerler önünde şans vermiyordu. Fakat Hırvatistan Suker’in de bir gol attığı maçta Almanya’yı tüm dünyanın şaşkın gözleri önünde 3–0 gibi net bir skorla mağlup etti. Hırvatistan’a ve Suker’e güç veren onların ülkelerinde olan savaştı. Suker, her maça savaşta hayatlarını kaybedenler için çıktıklarını söylüyordu. Yarı finalde Şampiyon Fransa’ya elenseler de turnuvanın şüphesiz en ilgi çekici olanı Hırvatlardı. Suker bu kupada 7 maçta attığı 6 gol ile turnuvanın gol kralı olmuş ve Altın Ayakkabı Ödülü’nü kazanmıştır. Attığı gollerle de takımını katıldıkları ilk Dünya Kupası turnuvasında üçüncülüğe taşımıştır ve bu performanslarla Hırvatistan halkını kendine aşık etmişti. Resmen tapıyorlardı ona. Sonraları milli kariyerinde ağlara 45 gol bırakmıştır ve en çok gol atan isim olmuştur.

Kupa sonrası Fernando Morientes’in yükselen formu ve Suker’in sakatlığı onu ikinci plana itmişti. Arsenal’de 3 yılını dolduran Arsene Wenger ona kapılarını açmıştı. Arsenal kariyeri pekte iyi geçmemişti Suker’in. Çok kısa süreler aldığı maçlarda bir sezonda Arsenal adına 11 gol atabilmişti. Onu Türk taraftarlarının en çok sevdiği noktalardan biri ise  Galatasaray’ın Uefa kupası finalinde Suker’in kaçırdığı penaltıdır.

Davor Šuker Arsenal

Sonra Arsene Wenger onun için ‘ o çok iyi bir oyuncu ve mutlaka her maçta oynamalı’ diyerek West Ham’a gönderdi. Birçok futbolcuda olduğu gibi onunda kariyeri çoktan düşüşe geçmişti. Arsenal’den sonra yorgun bir Suker izlemeye başlamıştık. Sevilla ve Real’deki performanslarını arar olduk. Bu dönemde gazete manşetlerinde Suker’in Hırvatistan’da mafya bağlantısından dolayı başının derde girdiği bundan psikolojik olarak etkilendiği için performansı düştüğü sürekli yazılırdı. West Ham macerasını da sadece iki golle kapayarak tercihini Almanya’dan yana kullandı ve 1860 Münih takımına imza attı. Almanya’da iki sezon forma giyen Suker 5 gol atarak futbol kariyerine son verdi.

Kariyeri boyunca birbirinden güzel 206 gol atan Suker aktif oyunculuğu bıraktıktan sonra Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’e yerleşti ve kendi futbol okulunu ‘’The Davor Šuker Soccer Academy’’i açtı. Kasım 2003′te Hırvatistan Futbol Federasyonu tarafından en değerli 50 Hırvat oyuncu arasına seçildi.

UEFA’nın içinde halen futbola hizmet eden Suker  futbolu bıraktı ama biz onun gollerini izlemeyi hala bırakamadık.

Gökhan KAN

Bir Yorum

  • thebiglebowski (kasafisi.blogspot.com) on Pazartesi, 25th Ocak 2010 at 16:53

    Hastaydım bu adama..Sahada hiç futbolcu gibi durmazdı,daha çok kenardan gelen sağlık görevilileri gibiydi..Ama ceza sahası içinde ve çevresindede onun gibisini görmedi bu gözler o zamanlar..

    Birde adamın adını spikerler Şuker diye söylediği için bizde daha yeni öğrendiğimiz ingilizcemizle Hırvatlara gülerdik adamın ismini şeker koymuşlar diye:)



Yorum Ekle