Ne Yapsalar Yaranamazlar!

Posted on 09. Şub, 2010 in: Genel

İbrahim Üzülmez Beşiktaş

Ülkemiz sınırları içerisine teknik kapasitesi kısıtlı ama oldukça sağlam bir kondisyonla oynayan birkaç futbolcudan bahsetmek istiyorum. Biraz düşündüğümüzde aklımıza ilk gelen isimler İbrahim Üzülmez, Sabri Sarıoğlu gibi isimler oluyor. Gerek kendi taraftarları arasında gerekse ülkedeki diğer takım taraftarları arasında çok sempatik olmayan ve çok kreatif futbol oynamayan isimler işte…

Beşiktaş taraftarının Deli İbo lakabıyla itham ettiği İbrahim Üzülmez çok gösterişli olmasa da her daim aynı standartta oynamaktadır. Ben hiç öyle maç koparacak futbolunu görmedim. Bu sezon oynanan Fenerbahçe maçında medya ve birçok kesim tarafından maçı olarak lanse edilse de, benim izlediğim İbrahim Üzülmez aynıydı. Bakmadan ceza sahasına sağ ayağıyla orta açıp akabinde Fink’in süper vuruşuyla golle sonuçlanan pozisyonda kahraman olarak nitelendirildi. Ama ceza sahasına bakmadan orta açmıştı. Neyse, ben daha çok saha içerisinde neler yapıp neler yapmadığından ziyade genel anlamda ne kadar katkılı ona değinmek istiyorum.

Ülkede birçok insana (bunlara ben de dâhilim) vasat bir sol bek… Ama dünya genelinde sol bek sıkıntısı olduğundan olsa gerek hep milli takıma gidiyordu. Ben hep “Ulen Deli İbo’dan başka sol bek yok mu şu ülkede?” derim kendi kendime… Ama ne hikmetse yoktu. Hep Deli İbo’yu izlerdik.

İspanya ile Santiago Bernabeu’da oynadığımız 2010 Dünya kupası elemesi maçında Sergio Ramos’un resmen hallaç pamuğuna çevirdiği zaman artık milli takımdan emekli olacağını düşünmüştüm.

Neyse ki yine aynı takımda İsmail Köybaşı diye bir adam var. O hem Beşiktaş’ın sol kanadını hem de milli takımın sol kanadını idare edebilir.

* * *

Sabri’ye değinmeden olmaz. Çok gösterişli bir futbol oynamıyor. İstese de oynayamaz zaten… Ama öyle bir enerjisi var ki, değil 90 dakika 360 dakika koşar. Gösterişli oynayamıyor çünkü teknik kapasitesi sınırlı ve oyun anlayışı olarak klas bir oyuncu değil.

Sabri Sarıoğlu Galatasaray

Serbest vuruşlarda topun başına geçip Beckham gibi duruşu göze hoş gelse de, akabinde yaptığı vuruşla “İşte bizim Sabri bu!” dedirtebiliyor.

Saha içerisinde hakemlere itiraz konusunda mastır yapması taraftar nezdinde sevimsiz gözüküyor. Özellikle yan hakemlerle çok yüz göz olarak bu sevimsizliğe tavan yaptırabiliyor. Hakemlerle uğraştığı kadar futbolunu geliştirmeye çalışsa herhalde şu an parmakla gösteriyor olurduk.

* * *

Hasan Üçüncü

Trabzonspor’da Hasan Üçüncü vardı. Kafaya tekme atar, tekmeye kafa sokardı. Onun bir standardı yoktu. Oyuna girdiği andan itibaren 5 dakika içerisine sarı kart yeme potansiyeli o kadar yüksekti ki iddaa için bahis açılsa çoğu insan zengin olurdu.

Zaten akabinde önce Ankaragücü’ne, sonra Bank Asya’da Giresunspor’a ve daha sonra Rizespor’a gitti. O kapasiteyle anca o takımları gezer durur…

Amatör ruh ve dengesiz bir hırs ile futbol oynuyordu. Dengesiz diyorum çünkü şu saydığım üç isim başta olmak üzere birçok futbolcu gücünü, kondisyonunu kontrollü kullanamıyor. Sabah akşam sahada koşabilirler. Ama sadece koşarlar yani…

Örneklere daha da devam edecektim ama yazının daha fazla uzamasını istemedim. Daha sonra bu konuya devam edeceğim.

Garrincha

3 Yorum

  • Malachy on Salı, 9th Şubat 2010 at 13:38

    35 yaşında, futbol hayatının en verimli çağını yaşıyor İbrahim Üzülmez.. Hakikaten normal bir futbolcu değil.. :D

  • Garrincha (dribling.net) on Salı, 9th Şubat 2010 at 14:54

    Türkiye’nin Maldini’si olma yolunda ilerliyor. :)

  • SDanışmaz (ForuMini.Com) on Perşembe, 11th Şubat 2010 at 01:46

    Deli İbo’nun gözüme girme şansı var ama Hasan ve Sabri rüyamda bile gözüme giremez…



Yorum Ekle