Peki ya neydi taraf olabilmek ya da olamamak?

Futbol aslında bir hobiden daha fazlasıdır. İnsanların stresten uzaklaşmasını sağladığı gibi stresin tavan yapmasını da sağlar. İki takımın mücadelesi asıl konudur ama sonuç maç berabere bitmediği sürece değişmez. İyi futbol değildir karın doyuran… İnsanlar hep sonuca giden takımlarını, sonuç alan takımını ve skorbordda hep 1 ya da 2 fazla gol atan takımını görmek isterler. Peki ya yenilen tarafta olmak?
Aslında futbol taraf olamamaktır. Peki ya kolay mı? Skora ya da sonuçlara endeksli yaşamak ne kadar sağlıklıdır insan ruhu ve psikolojisi için? Soruları arttırabiliriz. Peki ya taraf olanın hakkı değil midir bu beklentiler? En büyük hakları budur. Taraf olmamak da aslında taraf olmaktır.
Günümüzde iddaa çılgınlığını ele alacak olursak, futbolu bilmenin yaşı yoktur. Futbolu bilmek ile futboldan taraf olmak ise çok ayrı bir olgudur. Yenilen olmak ya da yenen taraftan olmak… Güzel olan nedir? Veya soruyu değiştirecek olursak doğru olan nedir? Başarı beklemek, bu hırs ile hareket etmekten ziyade “güzel futbol” izlemeyi neden istemeyiz? İsteyenler neden hep dışlanan tarafta olurlar? J
Sağ kanattan sol kanada atılan uzun bir pası izlerken mest olmak.. Sol kanatta çizgi üzerinde rakibi ekarte etmek, havadan gelen bir topa alışık olan kafa vuruşlarından yapmak yerine beklenmedik bir şekilde yapılan vuruşları izlemek, tam doksana girecek derken topu çatalda yakalamak, hoca bitmeyecek mi bu maç diye bağıranlara dönüp keşke hiç bitmese diyebilmek değil midir aslında futboldan taraf olmak?
Sevgilerimle,
Garrincha

Tek KeLime iLe Süper…
“hiç adam usanır mı sevdaluk ede ede
öyle kafama taktum gideceğum gurbete”
Biz sevdaluktan usanmayız.. Gerisini hocaya sorun..