Stadların Gerçek Sahipleri Kimler ?

Dünyadaki birçok kulübün stad isimleri eski efsane futbolcuların, takımıyla özdeşleşmiş başkanların, ülke için önemli kişilerin ya da futbolda görev almış hayatını kaybetmiş insanların isimleridir. Bu stad isimlerini hep duyarız ama kim olduğunu neler yaptığını sorsak eminim birçok kişi bilemeyecektir. Bende bu konuya eğilmek istedim ve araştırdım. Bir bakalım hep adını duyduğumuz stad isimlerinin gerçek sahiplerinin kim olduğuna ve neler yaptığına.

Bu isimlerin en başında İnter ve Milan kulüplerinin ortak stadı Giuseppe Meazza gelir. Milanlılar SanSiro desede İnter için Giuseppe Meazzadır. Giuseppe Meazza İnter’in efsane olmuş yıldız futbolcusudur. Yıldız futbolcu dünya futbolunda yıldız olarak adlandırılan ilk futbolculardan biridir. Serie A ulusal lig olmadan önce daha 18 yaşında oynadığı 29 maçta 38 gol atarak yıldız olacağını belli etmiştir. 1930’lu yıllarda oynadığı 361 maçta 243 gole imzasını atmıştır. Takımdaki diğer futbolculara göre ona daha farklı davranılırmış. Birçok şeye izin verilirmiş. Bunların en en önemlisi maça 5 dakika kala gelmesi ve milli takımda sigara içmesine izin verilmesidir. Serie A daki ilk sezonunda 31 gol atarak bugün bile kırılamayan ilk sezon gol rekorunu kırmıştır. Üç şampiyonluk yaşamıştır ve üç kez de gol kralı olmuştur. İki dünya kupası sahibidir. Ayrıca kısa bilgi olsun futbolu bıraktıktan sonra teknik adam olarak bir dönem Beşiktaş’ta görev almıştır.

Fiorentina kulübünün stadının ismi Artemio Franchi’dir. Artemio Franchi 1966–76 ve 1978–80 yılları arasında İtalya Futbol Federasyonu, 1972-83 yılları arasında da UEFA başkanlığı yapmıştır. Ayrıca FIFA asbaşkanlığı görevinide yapmıştır. Franchi 1983 te Siena yakınlarında geçirdiği bir trafik kazasıyla hayatını kaybetmiştir ve ismi hem Siena hem de Fiorentina stadlarına verilerek yaşatılmaktadır.
Genoa maçlarını Luigi Ferraris stadında oynuyor. Ferraris takımın eski kaptanlarından biriydi. Ayrıca İtalya’nın 1.Dünya Savaşı kahramanlarından biridir.
Bordeaux’ın stadının ismi Chaban Delmas’dır Chaban Delmas bir siyasetçidir. Ülkenin Başbakanlığını yapmıştır. Yıllarca Bordeaux belediye başkanlığı görevinde bulunmuştur. Askeri yaşamında Tuğgeneralliği de vardır. Paris’in kurtuluşunda çok büyük payı olduğu söylenir. Daha birçok görevde bulunmuştur. Bunların başlıcaları Gazetecilik, Ulaştırma ve Turizm Bakanlığı, Konut Bakanlığı, Devlet Bakanlığı, Milli savunma Bakanlığı, Milli Meclis Başkanlığıdır. 1997 seçimleriyle onursal meclis başkanlığı unvanını alarak siyaset kariyerine son vermiştir.
Santiago Bernabeu bilindiği gibi Real Madrid’in stadıdır. Bernabeu soylu bir ailenin evladıdır. Hukuk Doktoru ve Kont unvanı olan Bernabeu gençliğinde kısa bir süre Real Madrid’de forma giymiştir. 1944’te Madrid kulübünü kalkındırmak için çağrı üzerine başkanlık yapmıştır ve ölene kadar bu görevi sürdürmüştür. Madrid’i yüzyılın kulübü haline getirmiştir. Arka arkaya 5 kez kazanılan Şampiyon Kulüpler Kupasında büyük pay sahibi olmuştur.

Olympiakos maçlarını Georgios Karaiskakis stadında oynamaktadır. Bu ismin ucu bize de dokunmaktadır. Karaiskakis Yunanistan’ı bağımsızlığa kavuşturan kişidir. Osmanlı Devletine direniş başlatmıştır ve sonra yakalanıp hapse atılmıştır. Sonra affedilip onun zekâsından yararlanmak için bazı görevler verilmiştir ama o Yunan çetelerinden birine üye olup Osmanlı’ya tekrar baş kaldırmıştır. Sonra Türkler arasında yapılan bir savaş sırasında öldürülmüştür. Yunanistan’da kahraman olarak ilan edildiği için bu Stadada onun ismi verilmiştir.

Panathinaikos stadının ismi de asıl mesleği çobanlık olan eski olimpiyat şampiyonu bir maraton koşucusunun ismi olan Spyros Louis’den almıştır.

Dinamo Kiev stadının ismi Valery Lobanovski’dir. Bu ismi 80’li yılların Kiev efsanesini yaratan bir teknik adamdan çok bir futbol dehasından almıştır. Birçok teknik adam onun sistemini benimsemiştir. İki Kupa galipleri Kupası ve bir Süper Kupa kazanmıştır. Sekiz lig şampiyonluğu bulunmaktadır. Sovyet Milli takımını final oynatmıştır. Futbol sistemine, oyun anlayışına mühendisliği, geometriyi sokarmış. Sahayı üçgenlere böler futbolcularına da bunu aşılarmış. 180 dakika yetecek kadar güç depolarmış oyuncularına. Haliyle 60. Dakikadan sonra gol yağdırırmış rakiplerine. Sahada basmadık yer bırakmayan, takım futbolu oynayan, çalımdan uzak duran, sürekli pres yapan, asla maçtan kopmayan ve sahada yardımlaşmayı benimsemiş bir adamdır. Futbolcularından biri hakeme itiraz ederse formayı bir daha göremediği söylenir. Sadece kaptanın hakemle konuşmasına izin verirmiş. Belki de şimdiki kaptanların herhangi bir olayda hakemin yanında bitivermesi buradan geliyordur. Ve son olarak Shevchenko’yu dünya futboluna kazandıran isimdir.
Görüyoruz ki bu stadlara verilen isimleri hepsi hak etmiş.
Gökhan KAN
