Super Clasico: Boca Juniors – River Plate

Posted on 20. Mar, 2010 in: Avrupa ve Dünya Futbolu

Super Clasico

Bir tarafta bir İrlandalı, iki İtalyan ve üç Artantinli tarafından kurulan Boca Junniors, diğer tarafta ise Artanjin’de ki İngiliz kolonisinin 2 takımı olan Santa Rosa ve Rosales’in birleşmesinden oluşan River Plate.

Boca Junniors’un renklerini seçmesi biraz komik. Kulüp kurulduktan sonra kurucular kendi aralarında renkler konusunda anlaşamıyorlar. Aralarından biri “limana ilk gelen geminin renklerini kulübün renkleri yapalım” fikrini ortaya atıyor ve bu fikir kabul ediliyor. Limana ilk yanaşan gemi İsveç bandralı olunca Boca Junniors’un renkleri belirlemiş oluyor: Sarı-Lacivert. River Plate’yi oluşturan iki takımın da rengi beyazdı. Bu iki takım kendi aralarında maç yaparken karışıklık olmaması için bir tanesi formasına diagonal kırmızı bant koyardı. Böylece iki külüp birleştiğinde de River Plate’nin renkleri belli oldu: Kırmızı-Beyaz.

1905 yılında kurulan bu iki takım aynı zamanda da ezeli rekabeti kurmuş oldular. Bu ezeli rekabet yıllar geçtikçe Arjantin topraklarını aşıp kendilerini dünyaya kabul ettirdi. Ve şu an dünyanın en büyük rekabetleri sıralamasında ilk 3′teler.

Futbol aşığı insanlarla dolu olan Arjantin’de nüfusun yüzde 80′i bu iki takımı tutar. Boca – River derbisi yaklaştığı zaman yavaş yavaş hayat durmaya başlar. Gazeteler bir hafta önceden bu maçı yazmaya başlarlar. Maç günü yaklaştığın da ise sırf 10 sayfalarını bu maça ayırırlar. Şehir duvarlarında “Super Clasico geliyor” posterleri yer alır. Maç saatinde ise Arjantin’de hayat durmuş olur.

Her ezeli rekabette olduğu gibi Boca-River rekabetini de sosyal sınıf mücadelesi tetiklemiştir. River Plate’yi “zengiler”, Boca Junniors’u “fakirler” destekler. Bu iki takım arasındaki sınıf farkını “los millionarios” lakabı anlatır. River’liler için futbol “sanat”, Boca’lılar için futbol “güç savaşıdır”.

Bu ezeli rekabette de her iki takım taraftarları da birbirlerine lakaplar takmışlardır. Boca Junniors’lular River Plate’lilere korkarklık manasında “tavuk” -gallinas- lakabını, River’liler ise Boca’lılarakulübün nehir kenarında kurulduğunu ima etmek amacıyla “leş kokan” -bosteros- lakabını takmışlardır.

Bu iki takım taraftarları birbirlerinden arkadaşlık yapmayacak kadar nefret ederler. Bir Boca’lı taraftar bir demecinde “River’li bir arkadaşım olacağına hiç arkadaşım olmasın” demiştir. Bu demeç aralarındaki nefreti fazlasıyla anlatıyor.

Boca Junniors – River Plate rekabeti bir anlamda da Nike-Adidas rekabetidir. Boca’lı taraftarlara göre River Plate’nin sponsoru olan Adidas’ın ürünlerini kullanmak kulübe yapılan bir ihanettir. “Gerçek Boca’lı asla Adidas ürünü kullanmaz” prensibini benimsemişlerdir.

Boca’lılar için Diego Armando Maradona övünç kaynağıdır. La Bombenera’nın girişinde “Boca es mi religion, Maradona es mi dios, La Bombenera es mi iglesia” -Boca dinim, Maradona tanrım, Bombenera kilisem- yazmaktadır. River Plate’liler ise Maradona’yı hep geçmişinde sorunları olan biri olarak görmüşlerdir. River’liler ayriyetten kendilerini sahada hep kazanmayı arzulayan, hücum futbolu oynamak isteyen bir takım olarak;  Boca’yı ise sahada hep kavgacı olarak görmüşlerdir.

Boca – River derbilerinde taraftarlar her zaman “ben”i değil “biz”i düşünürler, ona göre hareket ederler. İki takımın taraftarları asla aynı anda şov yapmazlar. Bir takım şovunu maç başında yaptıysa diğer takım şovunu ikinci yarı başında yapar.

Super Clasico tarihinde malsesef kanlı olaylara da rastlanmaktadır. 1968 yılında Boca’lı taraftarların ellerindeki kağıt parçalarını tutuşturarak River’li taraftarların üstlerine atmasıyla başlayan panikte 74 River’li taraftar hayatını kaybetmiştir. 1994 yılında oynanan maç 2-0 River üstünlüğüyle bitmiştir. Maçtan sonra Boca’lı taraftarlar River’li 2 taraftarı öldürmüşlerdir ve maçtan 4 gün sonra Buenos Aires şehri duvarlarına River Plate:2 Boca Junniors:2 yazmışlardır. Bu olay aralarındaki rekabetin sadece 90 dk. olmadığını göstermektedir.

River Plate – Boca Junniors maçları senede 2 kez olmak üzere muhteşem maçlar yaşanmaktadır. Tüm zamanların en güzel Super Clasico’sunda River Plate 4-2 yenilirken 5-4′lük sonuçla sahadan galip ayrılmıştır. Bir başka unutulmayacak maç ise Boca’nın 3-0 önde olduğu maçta River’in geriden gelerek maçı 3-3 bitirmesidir.

River’in yanısıra Boca’nın da böyle başarıları vardır. Carlos Combon Boca’nın 5-2 kazandığı maçta 4 gol atmıştır. 1982 yılında Boca’nın 5-1 kazandığı maç Super Clasico’larda deplasmanda kazananın en çok gol attığı maçtır.

Bu ezeli rekabette şampiyonluk olarak River Plate üstün görünse de uluslararası kupalarda Boca Junniors’un üstünlüğü vardır. River, Arjantin ligini 33 kez kazanmış, kupa Libertadores’i 2 kez, Güney Amerika süper kupasını ve Fifa dünya kulüpler kupasını 1′er kez kazanmıştır. Boca, Artantin ligini 23 kez kazanmış, kupa Libertadores’i 6 kez, Fifa dünya kulüpler kupasını 3 kez kazanmıştır.

Her iki takım da kendisinin daha iyi olduğunu iddia etmektedir. Bu iddia rekabeti daha da kızıştırmakta ve çok daha zevkli maçlar yaşatmaktadır.

Bol Super Clasico’lu yıllara…

SDanışmaz

3 Yorum

  • Gökhan KAN (dribling.net) on Pazar, 21st Mart 2010 at 02:04

    Çok güzel bir yazı olmuş bilmediğim ne çok şey varmış meğer. Bugün ekran başına kitlenicek herkes.

  • Cihan ARSLAN on Pazar, 21st Mart 2010 at 18:06

    İbretlik bir yazı. Dünya da derbilerin kökenlerini ortaya koyacağınız diğer yazılarınızı da merakla bekliyor olacağız. Boca ve River arasındaki fantastik mücadelenin satır başlarında -taraftar ölümlerini her ne kadar hoş karşılamamız imkansız olsa da- gerçek futbolun köklerini bulabiliriz sanırım.

    Bu vesileyle medya da yüzyılın derbisi, dünyanın sayılı derbisi vesaire yakıştırmalarla İstanbul takımlarına daha fazla satmak hasebiyle aklı alınan Türk futbolseverlere de bu yazıyı şiddetle önereceğim.

    “Saha içinde ne olursa olsun, mutlaka BOCA kazanır” diyorum.

  • ibrahim on Cumartesi, 22nd Mayıs 2010 at 11:16

    boca boca boca



Yorum Ekle