Trabzonspor ve Şenol Güneş Tercihi Üzerine…

Şenol Güneş 4. kez Trabzonspor’un başında. Küfürlerle gönderilmişti, omuzlarda geldi. Tıpkı daha önce olduğu gibi… Kurtarıcı vasfıyla geldi yine. Sadece takımı değil; yaptığı yanlışları örtbas eden yönetimi ve her şeyi en iyi bildiğini zannedip her zaman yanılan taraftarı kurtarmaya geldi. Kısa vadede de başarılı olacak, ona hiç şüphem yok. Bu kısa vadede şampiyonluk koparabilirse Trabzonspor ne âlâ… Ama koparamazsa, yapılan 3,5 yıllık sözleşmeye bakılmaksızın, istifa görünümlü bir kovma daha yaşanacak, tabii Trabzon’daki düşünce yapısı değişmezse…
Beni bu kadar karamsar bakmaya iten sebepler, tâ Ersun Yanal’ın gönderilişiyle başladı. Hatırlanacağı üzere, geçen sezonun başında, önümüzdeki 2-3 yılı kapsayacak bir şampiyonluk süreci, Sadri Şener yönetimi ve Ersun Yanal tarafından başlatılmış, ilk sene için hedef olarak Avrupa Kupaları belirlenmişti. Ama bazı nedenlerden dolayı Trabzonspor daha ilk senesinde şampiyonluk potasında buldu kendini. Beklentiler bir anda büyüyünce, alınan 2-3 mağlubiyet Ersun Yanal’ın sonunu hazırladı. Üstelik Avrupa Kupaları büyük ölçüde garantilenmişken… Yönetime karşı ilk eksi notum burada ortaya çıktı.
Sezon bitimi, sürecin sürmesi amacıyla, Şenol Güneş ile anlaşılmaya çalışıldı(ki yaklaşık 1 ay sürdü bu). İlginç bir şekilde sonuç alınamadı ve rota Eriksson gibi prestijli hocalara döndü. Beklendiği üzere buradan da sonuç alınamadı. En sonunda, ismini ilk defa imza atarken duyduğum Hugo Broos geldi takımın başına; 1+1 yıllık komik bir sözleşmeyle… Yönetimin niyeti işte bu zaman belli oldu; ‘Şenol Güneş’i şimdi alamadık, 6 ay sonra Kore ligi bittiğinde alırız.’ Maalesef kehanetimiz gerçekleşti, sabredilse ve uzun soluklu bir sözleşme imzalansa iyi işler yapacağına inandığım Broos gönderildi, yerine Şenol Güneş getirildi. Yalnız giden sadece Broos olmadı, Şenol Güneş’i getirme uğruna Trabzonspor’un bir yılı da gitti.
Şimdi yine başa dönüldü. Büyük ihtimal yine, yeni bir yapılanma olacak, bu sefer takım Trabzon kökenli oyuncularla doldurulacak. Tıpkı yönetimin ve yüzde 80 taraftarın istediği gibi… Olası bir başarısızlıkta teknik direktör gönderilecek, futbolcular dağıtılacak. Yeni yapılanmalar yaşanacak. Ama o düşünce yapısı hiç değişmeyecek.
Aslında çok daha derin, dallanıp budaklanan bir konu, sayfalar yetmez anlatıp bitirmeye. O yüzden direkt sonucu söyleyeyim; Trabzon’da istikrar harici her şey denendi. İstikrarı denerse başarılı olur mu? Büyük ihtimal… Peki istikrar yakalayabilir mi? Maalesef hayır…
Malachy

Yönetimin kendini kurtarmak için Şenol Hoca’yı getirdi. Resmen Şehol Hoca’nın sevgisini suistimal ettiler.
Selami Şenol hoca bunun farkında değil mi sanıyorsun..
Ama adamın var bir planı bence..
Faruk, Şenol Hoca’nın bir planı muhakkak vardır ama güç yönetimde. Planını uygularken yönetimden illa çomak sokan çıkacaktır.