Ülkemizde Futbol problemleri

Neden ülke futbolumuz bu kadar geride?
Neden Avrupa’da çok fazla Türk futbolcu yok?
Neden hakemlerimiz üst düzey maçları yönetmeyi hak etmiyor?
Neden Avrupa kupalarında takımlarımız 10 senede bir sonu zorluyor?
Neden milli takımımız kupa organizasyonlarında yok?
Neden,neden,neden?Hep sorarız bu soruları kendimize.Cevaplarını yazıyorum buraya..
1.si ülkede futbolu herkes seviyor.Herkes ilgi duyuyor bu oyuna..Sabahtan akşama,Maçtan 5 gün sonra bile aynı pozisyon tartışılıyor.Ne güzel değil mi?Hayır,Eğer koca ülkede sadece 4 takımın maçları tartışılıyorsa bu hiç hoş bir şey değil.Bu ülkenin sadece 81 tane ili var,Ve ilçelerle beraber binlerce profosyenel takımı..Ama gel gör ki koca ülke 4 dilime bölünmüş.Zaten yapılan araştırmalarda Trabzon dışında diğer bütün şehirlerde,il yaşayanlarının tuttuğu takımlar 3 İstanbul takımından ibaret.E bir Konya’lı bir Bursa’lı bir Antalya’lı bir Manisa’lı Bir Ordu’lu v.s kendi takımını desteklemezse bir adım ileri gitmez tabiî ki hiçbir şey..Yahu şampiyonluk yolunda olan Kayserispor’un stadı bile biletler 2tl’den satışa sunulduğu halde,Ayriyeten ulaşım beleş ilan edildiği halde anca full çekiyorsa kimse bu soruları sormasın..Sorularda ki hedefleri de beklemesinler..Daha bu ülkenin başkentinden şampiyon çıkmamış.Hala bu ülkenin en büyük kentlerinden biri olan İzmir’den bırakın Süper lig’de kafaya oynayan bir kulüp bulmayı,Süper lig’de oynayan bir kulüp bulamıyorsunuz..
2.İstikrar..Ne kadar önemli bir kelime aslında.Bizim futbol dünyamızda ise sadece laf olsun diye kullanılan bir kelime haline gelmiş durumda.Daha doğrusu sadece lafta ve imzalarda..Atılan 3.5 yıllık imzaların tek getirisi,İmza töreninde söylenilen uzun yıllar beraber çalışacağız lafları..Sonucu ise daha yarım dönemde gönderilirken ödenen yüksek tazminat miktarları..Evet bir şeyde istikrarlıyız..Gelen hocaları daha gelmeden gönderme komploları kurarak,Daha adam evini düzmeden göndermekte çok istikrarlıyız..Tolunay Hoca’nın arkasında duran Kayseri yönetimini sadece bu kararıyla değil,Bu zamana kadar ki profesyonel duruşuyla da tebrik ve teşekkür ediyorum.
3.Cem Yılmaz reklamlarında ”Eğitim şart” derken belki de espri yapıyordu ama vecize olacak bir deyim söylediğini şimdilerde çok daha iyi anlıyorum.Avrupa’da okulunuzu bitirmeden profesyonel imza atamazken,Türkiye’de genç yeteneklerimiz futbol oynamak için okullarını bırakıyor.Oysa onların eğitiminin futbollarına yapacağı katkı inanılmaz derecede.Futbolu sadece teknik,güç ve kondisyon olarak görenleri de buradan kınıyorum.Futbolcunun her zaman zekisi makbuldür zannımca,Tabiyeden eğitimlisi.Ata’m yıllar önce söylemiş”Ben sporcunun zeki,çevik ve ahlaklı olanını severim” diye..Keşke ders alsaymışız.Sadece futbolcu değil tabiî ki,Başkanı yöneticisi,Futbolcusu,Teknik direktörü..Hepsinin eğitimlisi..
4.Altyapı. Bu ülkede tek bir altyapı sistemi var. Oda Anadolu kulüplerinin büyük takımlara yaptığı altyapı hizmeti. Sen yetiştir, büyüt, besle. Onun tek hedefi İstanbul’a gitmek olsun. Tabi burada ekonomik dengesizliklerden kaynaklanan problemler mevcut ya oda ayrı mesele.
He asıl altyapı nedir.Futbolun beşiğinde olduğu gibidir..Kadro genişliği sadece transferle yaratılmaz,Ondan daha ucuzu ve daha sağlamı altyapıdan yetiştireceğin yeteneklerindir..Bir sakatlığın,cezan oldumu rahat rahat oynatabileceğin yeteneklerin olmalı orada.Ama nerde..
Ya tamam iyi hoş konuşuyorsunda,Çözüm yazmamışsın diyenlerinizi duyar gibiyim..
Tek çözüm var.Futbola bir darbe şart..
Saygılarımla.
Thebiglebowski

Dünyada artık futbol endüstri oldu ve bunu Türk takımları hala daha fark etmiş değil. Fark etseler bile sadece göstermelik bir kaç adım atıldı, onları da ellerine, yüzlerine bulaştırdılar.
Örneğin düny adevleri klüpler borsaya açıldılar ve büyük karlar elde ettiler. Türk takımları bunları örnek aldı, borsaya açıldı. Fakat nedense bizimkiler zarar etti.
Şu an dünyanın en iyi klüplerinin mükemmel alt yapı sistemleri var. Belirli yaş aralığında oyuncuyu alıyorlar, eğitmeye başlıyorlar. Oyuncunun yetenekleri ne kadar iyi olursa olsun, aranan şartlara uymuyorsa o oyuncu kesinlikle alt yapıya alınmaz. Peki bizde nasıl? “Abi şu bizim çocuğu takıma alsana. Arkadaşalrı girmiş o girememiş diye ağlayıp duruyor”
Şu an dünyanın en iyi klüplerinin mükemmel pazarlamacılık sistemi var. Yaptığı sponsor anlaşmalar, forma satışları, lisanslı ürün satışları Türk takımlarının toplam satışlarına eşittir herhalde. Peki onlar bu kadar iyi de biz neden iyi değiliz? Cevap belli; onlar taraftarların isteklerine göre hareket ediyorlar. Bizde ise yönetim kendi seçtiklerini taraftara dayatıyor.
Şu an dünyanın en iyi klüpleri ile başlayan bir çok paragraf daha yazabilirim fakat burda keselim. Nasılsa okuyup, anlayacak olan yok. Güzel ülkemde herkes bildiğini okumaya devam edecek.